15 Temmuz 2021 Perşembe

Georg Simmel - "Gizliliğin ve Gizli Toplumların Sosyolojisi" Kitabı

İlk basımını Nisan 2016’da, benim okuduğum bu üçüncü basımını Ocak 2019’da yapan bu kitap 64 sayfa.

Kısa olduğuna bakmayın, titizlikle okunması gereken ve “kolay” olmayan bir kitap, içerik ne kadar ilgi çekici olsa da belki de bu “zorluk” çeviriden kaynaklı olabilir.

Alman sosyolog Georg Simmel bireysel ilişkiler üzerine temellendirilen gizlilik kavramını titizlikle ele alırken gizliliği yalan ve dışlanma gibi konularla da ilişkilendirmiş. Ben okurken çok keyif aldım ve öğrendim. Sosyolojiye yeni başlayanlar bu kitabı daha sonraya erteleyebilir.

“İşin doğası gereği, insanlar arasındaki bütün ilişkiler birbirleri hakkında bir şeyler bildikleri ön koşuluna dayanır. (…) Her bir sosyal tabaka içinde birey, diğer bireylerin her birinin yaklaşık olarak ne kadar kültüre sahip olduğunu varsayacağını bilir. Kişisel olarak farklılaşmış bütün ilişkilerde, aşikâr çekincelerle doğrulayabileceğimiz gibi, her birimin sözler ve eylemler yoluyla diğer birime kendini açığa vurma derecesinin yoğunluk ve tonu gelişir. Bütün bu bilmede ne kadar hata ve saf önyargının gizlenmiş olabileceği önemsizdir.”

“İnsan dışında, kendini gösterme ya da gizleme becerisine sahip başka bir özne daha yoktur; başka hiçbir özne anlaşılmayı ya da yanlış anlaşılmayı göz önünde bulundurarak tutumunu değiştirmez.”

“Sosyolojik yapılar en belirgin olarak, içlerinde kullanılan yalan ölçüsüne göre farklılaşır.”

"Eksiksiz karşılıklı şeffaflık diye bir şey olsaydı, insanların birbirleriyle kurdukları ilişkiler hayal edilemeyecek bir şekilde değişirdi. Farklı ortaya koyuşların birbirinden çok uzak olabilecek sayısız kökenden kaynaklanması ve her miktarın aynı anda diğer küçük ya da büyük ölçülere kıyaslanmasına bağlı olarak hem küçük hem de büyük olarak hesaplanan insan doğasının ikiliği, sosyolojik ilişkileri genel bir ikilik içinde düşünmeyi gerekli kılar; yani sosyalleşme güçlerini oluşturan birlik, uyum, ortaklığın, toplumun gerçek yapısını oluşturmak için mesafe, rekabet, uzaklaştırma ile kesintiye uğraması gerekir."

“Maddi mülk aynı zamanda ego’nun bir uzantısıdır -mülkiyet sahibine itaat eden şeydir, tıpkı, farklı bir derecede olsa da, bedenin ilk “mülkümüz” olması gibi- ve bu mülkiyete yapılan her türlü ihlal kişiliğe karşı bir tecavüz olarak görülür; yani ihlalin merkezinde egonun ihlali anlamına gelen bir ruhsal özel mülkiyet vardır. Gizlilik, hayatın mahrem içerikleri alanına saygı duyan bir adalet hissinden başka bir şey değildir.”

“Düşünmeden edilmiş bütün sözleri açgözlülükle gözetlemek; en küçük bir eylem ya da ses tonunun anlamı gibi, sıkıcı soruşturma ısrarı; şu ya da bu ifadelerden ne anlam çıkarılabileceği; belirli bir isimden bahsedildiğinde yüz kızarmasının anlamı- bütün bunlar harici sır tutma sınırını aşmaz; tamamen kişinin kendi zihninin işidir ve dolayısıyla öznenin sorgulanamaz haklarına dahildir.”

‘’Gizlilik insanlar arasına bariyerler yerleştirir ama aynı zamanda dedikodu ya da itiraf yoluyla bariyerleri yıkma cazibesi de sunar. Bu cazibeye bir üst ton olarak sırrın ruhsal hayatı da eşlik eder. Böylece sırrın sosyolojik anlamı, uygulamadaki ölçüsü ve işleme şekli, sırrı kendine saklama kapasitesinde ya da ihanet etme dürtüsüne karşı direncinde aranmalıdır. Bu saklama ve açıklama oyunundan insan ilişkilerinin nüansı ve kaderi ortaya çıkar.’’

“Gizlilik grup üyelerinin karşılıklı ilişkisini, daha doğrusu bu ilişkiyi oluşturan diğer etkileşim formlarıyla olan bağlantısını karakterize ederken, “gizli toplulukların” oluşmasıyla, bir bütün olarak grubun sınırları dışına da yayılabilir. Bir bireyin varlığı, yaptıkları ve sahip oldukları bir sır olarak kalmaya devam ettiği sürece, bireyin genel sosyolojik önemi izolasyon, antitez, egoist bireyselleşmedir. Bu durumda gizliliğin sosyolojik anlamı dışsaldır. Ancak böyle bir grup gizliliği varoluş şekli olarak değerlendirdiği anda, gizliliğin sosyolojik anlamı içseldir.”

“Dışlanmayan herkes içeridedir. (…) Açıkça dışarıda bırakılmayan kişi içeridedir ve açıkça içeriye alınmayan kişi dışarıdadır.”

 

 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

John Shirley - "Yeni Tabular" Kitabı

İlk baskısını 2018’de Ayrıntı Yayınları’ndan yapan bu kitap 112 sayfa. Kitabın yazarı aynı zamanda senarist ve şarkı yazarı. Kitapta yazar...