7 Haziran 2021 Pazartesi

Wilhelm Reich - "Dinle Küçük Adam" Kitabı"

Öteki Yayınevi’nde ilk baskısını 1994 yılında ve benim okuduğum beşinci baskısını 1999 yılında yapan bu kitap 118 sayfa.

1946 yılında yayımlanma amacı olmadan Orgon Enstitüsü arşivi için kaleme alınan bu çalışma bilimsel bir çalışma değil, konusu insan olan bir deneme. Çalışmadaki düşünce bir bilim adamı ya da psikiyatristin gözünden sokaktaki insanın nasıl göründüğünü aktarabilmek. “Sen, küçük, sıradan bir insansın.” dediği sokaktaki insana “Dinle, küçük adam!” diye başlayan kitabın içinde minik karikatürlere de yer verilmiş.

Sanırım bu kitabı beşinci okuyuşum oldu. En sevdiğim ikinci kitap olan bu kitabı okumaya doyamıyorum. Tespitleri, dili, konuları ele alışı, eleştirisi çok vurucu, her okuduğumda mest oluyorum. Herkesin okuması gerekse hangi kitabı önerirdin diye sorsalar, önereceğim 4-5 kitaptan biri kesinlikle bu kitap. Kitaptaki her cümlenin altını çizerek okuyacaksınız, her cümlenin!

 

“Kutsal sözler ektim yeryüzüne

Kötülükler silinecek yakında

Palmiyeler solduğunda

Kayalar parçalandığında

Anlı şanlı krallar

Gazel misali

Havaya savrulacak

Tufan çıkan bir gemi

Benim sözlerimi taşıyacak

Ve tohumlar yeşerecek dünyada”

“İşini yapmak ve ekmeğini kazanmak isteyen her doktor, her ayakkabıcı, her makinist ya da her eğitimci kendi eksikliklerini bilmelidir.”

“Hiç kimse kendi kaderini yönlendirebilecek bir eleştiriye cesaret edemiyor.”

“Sen yalnızca bir anlamda özgürsün. Kendini yönetmemek, kendini eğitmemek, eleştiri yapmamak özgürlüğün var. Şikâyet ettiğini hiçbir zaman duymadım.”

“Küçük adam üzerinde güçlerini uygulamaları için iktidar sahiplerine yetki veriyorsun. Ama kendin dilsizsin; seni temsil etmeleri için güçlülerin ya da kötü niyetli güçsüzlerin daha fazla güçlü olmalarına göz yumuyorsunuz. Her zaman aldatılanın sen olduğunu çok geç fark ediyorsun.”

“Ben seni anlıyorum. Çünkü seni binlerce kez maskesiz, partisiz, seçmen kartsız ve ünlü değilken çıplak olarak gördüm.”

“Her şeyden önce dön ve kendine bak. Kendini gerçekten olduğun gibi gör. Sana hiçbir yöneticinin ve temsilcinin söylemeye cesaret edemediği şeyleri dinle: Sen sıradan küçük bir adamsın. Şu iki kelimenin ikili anlamını anla; “küçük” ve “sıradan”. Kendini parçalama! Kendine bakma cesaretini göster!”

“Küçük adam, sana vaat edilen güçten korktuğun gibi kendine bakmaktan korkuyorsun, eleştiriden korkuyorsun. Gücünü nasıl kullanmak gerektiğini bilmiyorsun. Bugün olduğundan farklı biri olduğunu düşünmeye cesaret edemiyorsun: Eğilmek yerine özgür, kurnaz olmak yerine açık, karanlık bir gecedeki hırsız olmak yerine aydınlık bir günde sevgi dolu olmak.”

“Sen kendini gerçek büyük adamdan bir noktada ayırıyorsun: Bir zamanlar çok küçük bir adam olan büyük adam, yalnızca tek bir özellik geliştirmişti: nerede küçük ve dar düşündüğünü ve davrandığını bilmek!”

“Seni köleleştiren yine sensin. Bundan senden başka kimsenin suçu yok. Kimsenin diyorum.”

“Küçük adam küçük adam olduğunu bilmiyor ve bunu bilmekten korkuyor. O bir güç ve büyüklük yanılsamasıyla, kendi küçüklüğünü ve darlığını saklıyor. O, kendisiyle değil büyük generalleriyle gurur duyuyor. O, kendisinin olmayan düşüncelere hayranlık duyar ama bu düşüncelere sahip olanlara değil. En az kavradığı şeylere en fazla inanır. Ve o, en kolay kavradığı düşüncelerin gerçekliğine inanmaz.”

“Aklım benden ne pahasına olursa olsun gerçeği söylememi istiyor.”

“Ne kadar az anlarsan hayran olmaya o kadar çok hazırsın.”

“Senin aptal olduğunu, köle olduğunu, sana ne istenirse yapılabileceğini söylüyorlar. Sana kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vadediyorlar. Sana insani özsaygı değil, ulusal özgürlük vadediyorlar. Kişisel özgürlük ve büyüklük yabancı ve karanlık kelimeler olduklarından ulusak özgürlük ve devletin çıkarları ifadeleri bir kemiğin köpeğin ağzını sulandırdığı gibi senin ağzını sulandırıyor ve sen onları alkışlıyorsun.”

“Sen kendi kendini aşağıladığından dolayı küçük adam, onlar da seni aşağılıyor, seni sevmiyorlar.”

“Senden korkuyorum, çünkü kendinden kaçtığın kadar hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın küçük adam, çok hasta. Bu senin suçun değil, ama hastalıktan kurtulmak senin sorumluluğun. Eğer seni ezenlere rıza göstermeseydin ve sık sık ezenleri desteklemeseydin, onları çoktan alaşağı ederdin. Eğer günlük yaşamda kendine karşı bir nebze saygın olsaydı ve sen olmadan yaşamın devam edemeyeceğini bilseydin, gerçekten bilseydin, dünyanın hiçbir polis gücü seni ezecek kadar güçlü olmazdı. Kurtarıcıların sana bunu söylediler mi?”

“Ben senin tanrı olarak adlandırdığın şeyin gerçekten var olduğunu ama senin düşündüğünden farklı, senin içinde ve dışında, vücudundaki sevgi olarak, dürüstlüğün olarak ve doğayı hissetmen olarak bir kozmik temel enerji olduğunu biliyorum.”

“Bütün büyük insanlar yalnızdırlar. Senin yakınında iyi düşünemiyorlar küçük adam. Yalnızca senin üzerine ve seninle ilgili düşünürler, ama seninle birlikte değil. Çünkü sen her büyük ve geniş düşünceyi boğuyorsun.”

“Ben senin aşağı insan olmaya son vermen ve kendin olmanı istiyorum; senin kendin diyorum! Okuduğun gazetedeki düşünceleri, duyduğun geçimsiz komşunun düşüncelerini paylaşmanı değil, senin kendin olmanı istiyorum. Senin gerçekten içinin derinliklerinde ne ve nasıl olduğunu bilmediğini biliyorum. Bir geyiğin, tanrının, şairin, bilge adamın olduğu kadar derinsin.”

“Yaşamında mutluluk dileniyorsun ama omurgana hatta tüm yaşamına mal olsa da kendini sağlama almak senin için daha önemli. Mutluluğu yaratamadığın, tadını çıkaramadığın ve koruyamadığın için dürüst insanın cesareti sende yok. Nasıl biri olduğunu bilmek mi istiyorsun küçük adam? Radyoda müshil, diş macunu, ayakkabı boyası ya da koku giderici reklamlarını dinliyorsun. Ama propaganda müziklerini dinlemiyorsun. Bu aptalca ve iğrenç tatsızlıkların senin kulağın için belirlenmiş olduklarını fark etmiyorsun. Hiçbir fıkracının kabarede senin üzerine, kendi üzerine, bütün küçük sefil dünya üzerine anlattığı bir fıkrayı dikkatlice dinledin mi? Sen yine müshil reklamlarını dinle, böylece kim ve nasıl biri olduğunu öğrenirsin.”

“Bu dünyada benim kim olduğuma kara verecek olan yalnızca benim, başka hiç kimse değil. Ben biyolojik ve kültürel bir melezim ve bütün sınıfların, ırkların ve ulusların fiziksel ve zihinsel ürünü olmaktan, senin gibi saf ırktan olmamaktan, şovenist olmamaktan ve bütün ulusların, ırkların ve sınıfların küçük bir faşisti olmamaktan dolayı gurur duyuyorum.”

“Sen seni aşağılayana saygı duyuyorsun küçük adam ve kendini aşağılıyorsun. Bu yüzden de kendi duygularına güvenmiyorsun.”

Dana ne kadar zaman senin kurnaz ikircikliğinin milyonlarca insanın yaşamına mal olduğunu görmekten kaçınacaksın?”

“Sen mütevazi bir biçimde bu yaşamın küçük bir köşesine çekilmiyor; aksine o yalancı gülüşünün arkasında iğrençliğini, fıçı gibi biçimsizliğini, yanlışlığını, acı nefretini yaşama kabul ettirmeye çalışıyorsun.”

“Dokunduğun her şeyde, küçük adam her şeyde, büyük gerçeği değil de küçük hataları yaşam çizgin yaptın.”

“Doğayı düzeltmeye çalışma. Onu kavramayı ve korumayı öğren. Boks maçına gitmek yerine kitapçıya git, eğlence merkezlerine gitmek yerine uzak ülkelere seyahat et. Ve her şeyden önce doğru düşün, seni sessizce uyaran içinden gelen sese güven. Yaşamın kendi ellerinde, bunu başkasına teslim etme, senin tarafından seçilmiş önderlere hiç teslim etme. Kendin ol! Bunu sana birçok büyük adam zaten söylemişti.”

“Amaç senin ulaşacağın bir yoldur. Bugün attığın her adım yarınki yaşamındır. Büyük amaçlara adi araçlarla ulaşılamaz. Sen bunu her toplumsal dönüşümde kanıtladın. Amaca ulaşmak için yapılan adilikler ya da insan dışılıklar seni adi ve insan dışı yapar ve amacı ulaşılamaz kılar.”

“Sus küçük adam! İki türlü ses vardır. Biri yüksek tepelerdeki fırtınanın çıkardığı ses, diğeri senin karnının guruldamasının çıkardığı ses. Ama sen gaz çıkarıyorsun ve bunun bir menekşe gibi koktuğuna inanıyorsun.”

“Ben seni bulunduğun bataklıktan kurtaramam. Bunu yalnızca sen yapabilirsin. Ben senin partine ve parti toplantılarına hiçbir zaman katılmadım. Çünkü bu konferanslarda “Kahrolsun temel konu!” “Yaşasın ayrıntılar!” diye bağırılıyordu.”

“Sen kavrayıştan umudun doğduğunu kavramıyorsun. Sen umudu içinden dışarıya değil de yalnızca dışardan içine pompalıyorsun. Tamamen yok olan kendi dünyanın bakış açısıyla bana iyimser diyorsun küçük adam. Evet, ben gelecekle dolu bir iyimserim.”

“Senin sosyallik ve dostluk maskenin arkasında barbar bir kimlik var.”

“Sen ruhunun derinliklerinde kötü niyetlisin, çünkü sen güzeli geçip kötünün içine giriyorsun.”

“Sen kendi çizdiğin daire içinde dönüyorsun küçük adam ve bir çıkış yolu bulamıyorsun, çünkü bakışın ve düşüncen yanlış yönlendirilmiş.”




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

John Shirley - "Yeni Tabular" Kitabı

İlk baskısını 2018’de Ayrıntı Yayınları’ndan yapan bu kitap 112 sayfa. Kitabın yazarı aynı zamanda senarist ve şarkı yazarı. Kitapta yazar...