İlk basımını Mart 2007'de yapan, benim okuduğum onuncu basımını Haziran 2019'da Metis Yayıncılık'tan yapan bu kitap 116 sayfa.
İçinde 14 şiir ve 1 düzyazı var. Daha sonra "Ardından" diye gelen bölümde kitaplarında yer almayan ve dergilerde çıkan 4 şiirine, Müjde Bilir'in kendisiyle ilgili bir metnine ve yazdığı son şiir olan "128 Dikişli Şiir"e yer verilmiş.
Kitap yine bir ithafla başlıyor: "Timur'a, Deniz'e, Ümitvarolanlara... İzmir'e... Zeyna'ya"
Ve ardından gelen sayfada, şairin son şiir kitabında, hemen şu cümle sizi karşılıyor: "Bu kitap ısrar üzerine yazılmıştır."
Kelimeleri yine ustaca kullanmış, şiirleri yine çok sevdim, iyi ki zorlamışlar bu kitap için onu, keşke daha fazla yazabilseydi, keşke daha çok okuyabilseydik onu, keşke onu tanıyabilseydim...
Acıyı, hüznü, yoksulluğu, aşkı, anne sevgisini, umutsuzluğu, umudu, hatırlamayı, unutmayı, kederi ve birçok konu ve duyguyu içinize işleyecek bir ustalıkla anlatan Didem Madak'ın 3 kitabını da tüm kalbimle okumanızı isterim.
"Cümle kapıların önünde kelimelerle beş-taş oynuyorum.
Karanlık sokaklardan biraz korkuyorum
Ama korkmuyorum da esasında.
Pardon diyorum ayağıma bastığında dünya
Saçlarımın ucundan başlıyor artık kırılma
Kelimelerin tadına bakıyorum
Zehrinden korktuğum acı kelimeler yutuyorum yanlışlıkla."
"Bana artık büyü diyorlar
Bütün renkleri mezun etmişler hayatlarından
Karanlığa emekli öğretmenler gibi sanki insanlar.
Bilirsin işte Füsun gidişinden bu yana
Hüzün sektöründe bilfiil yirmi üç sene görev yaptım!
İnfaza götürürken bari üstbenlerim
Gözüme bir gökkuşağı bağlasalar."
"Bana artık büyü diyorlar Füsun
Artık büyüyüm, bilmiyorlar.
Ülkemin yürüyen caddelerinde acılarımızın kaynağını araştırıyorum
Kelimeler dişliyor kollarımı
Diş izlerinden bir saatle takip ediyorum zamanı"
"Ortalığa çeki düzen verecek bir kadın lazım
Önce acısını almak,
Şerit şerit soymak, sonra bekletmek biraz tuzlu suda...
Kara sularını akıtmak lazım.
Bunlar bizim tariflerimiz, mahallemizin
Kim koklasa hayat pişirmiş bu kızları der.
Dünyaya bir kadının eli değse Zeyna!
Şöyle ağır bir halı gibi çırpılsa
Tozlar havalansa..."
"İnsanlar için dualar ve beddualar icart etmekten başka
Ne yapabiliriz Zeyna?"
"Saçma bir kadın, anlaşılmaz
Ama iyidir saçmalamak dostlarını satmaktan
İyidir adanmak, yalandan
Bir çocuk romanı olarak anlaşılmıştım artık."
"Zamanın başı bacaklarımın arasından çıkmıştı
Eski eski kokuyordum.
Büyüyordum, büyüdüğümden emindim, biliyordum.
Kendimi elimde ekşi bir elma gibi atıp tutuyordum.
Havaya atıp yakalıyordum
Aramızdan geçen zamandı, biliyorum kanatları vardı
Kimbilir bu gidişin dönüşü olacak mıydı?"
"Vazgeçmeye,
Ve hatta yaşasın vazgeçenlere"
"Yanardağlar asla küçültmezlerdi kendilerini."
"Tanrı sadece iyi bir oyun arkadaşıdır."
"Beni çöz Miss Marple
İçimden çıkmak istiyorum artık."
"Boş kağıdın başına kim oturacaktı benden sonra.
Kaç kadın gelmişti, kaç kadın geçecekti.
Bıkmıştım artık bu kahraman kadınlardan
Hepsinin kahraman olması şart mıydı yani.
Biri olsun şiirinin kadını olamaz mıydı?"
"Lenslerimi çıkarıp kedimi taktım.
Şimdi daha iyiydi, sanki halktan biriymişim gibi.
2.75 miyoptum ve çizdirmeye de hiç niyetim yoktu.
Göz görmeyince gönül katlanırdı insanlığa doğru."
"Şimdi geriye gözleri ketılın ışığı gibi yanıp sönen kediler kalmıştı.
Bir farkla ki kediler su kaynatmazdı
Ve kediler insanı yarı yolda bırakmazdı."
"bilhassa inanmaya inanırdım. ümitvardım. ümitvarların acısı büyüktür. o zamanlar inanan bir ümitvar acısı ile ağlardım."
"Hey ahbap ben arada bir fikir buluyorum
Kuşlar için küçük şemsiyeler yapabiliriz
Böylece yağmurda ıslanmazlar
Ve içimdeki ağır sözler için de şemsiyeler
Böylece paraşütle iner gibi hafiflerler
Şiirin içine girerken"
"Öyle çok şimşek çaktı gece
Ben sonu Z harfi olarak düşündüm
Son harf olarak
Ben Zeni düşündüm ahbap."


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder