İlk basımını İnkılap Yayınevi’nde 2000 yılında yapan ve okuduğum on üçüncü basımını Metis Yayınları’ndan Şubat 2020’de yapan bu kitap 72 sayfa.
Didem Madak kitabı kardeşi Işıl’a ithaf etmiş. İçinde 18 şiir var.
Kitaptaki bütün şiirler birbirinden güzel, hepsinde canımı yakan bir şeyler vardı. Kitabı bitirirken yanan gözlerim, boğazımdaki yumruk, bedenimi kaplayan hüzünle kelimeleri bu kadar güzel kullanan bir kadına hayran hayran düşünürken buldum kendimi; çünkü bu ustalığa hayran olmamak mümkün değil.
Onunla tanışabilmeyi çok isterdim. Çok genç ölmüş, maalesef. Keşke daha çok yazabilseydi.
“Düşlerimiz el
ele tutuşmuştu,
El ele tutuşmuş
iki kelebek gibi.
… Fener alayı geçmişti gözlerimden.”
“Bir tek senin
çocuklar üşüyecek rengi saçların vardı.”
“Şimdi mucizevi
bir yerdeyim
Zaman bir
salyangozun vücudunda yaşıyor burada
Ve çok ağır
ilerliyor.
Yüzümdeki
çillerden başka
İsyan eden biri
yok hayatımda.”
“Dünyaya bile
bir dünya anne lazım.”
“Dünyanın bütün
sabahları için iki bilet al maviş anne
Aman umutsuz
bir yer olmasın!”
“Dünya artık
bir daha hiç
Bir okul çıkışı
gibi kokmayacak mı?”
“Üzümlerden
ayrı bir üzümdüm
Bilmezlerdi”
“Her gün uzak
ülke kırpıntıları dökülür
Güneşin
ceplerinden.
Yoksul aile
babası cebi gibi,
Biraz kasvetli
ve susam kokulu.”
“Beni anneme
götürsün bindiğim bütün taksiler.”
“Neden sen
böyle çocukluk resmiydin kalbim?”
“İnanın
kendimin
“Yokluğunda çok
kitap okudum”
Bana birkaç
hayati meseleyi ödünç ver kalbim
Görüş
günlerinde seninle konuşabilmem için.
Kalbim neden
ben?
Sırf sevinesin
diye seni bir kere bile
Elinden tutup
parka götürmedim.”
“Söz dedim, söz
verdim.
Yüzüme bir daha
çiçekli masa örtüleri sermeyeceğim.
Sokakta kuş
ölüsü bulmuş çocuk gibi ağladım.
Söz dedim, söz
verdim.
Ruhumu gömdüğüm
yer hala belli.
Güneşi özledim,
sonra seni
Keşke gölgesine
razı bir fesleğen olsaydım.”
“Artık bazı
şarkılar kadar yaralısın”
“Yıllardır
kendini bulutlarda saklayan
İllegal bir
yağmurum.
Bir yağsam
pahalıya mal olacağım.”
“Bir süredir
plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum.
Fakat
korkuyorum.”
“Dünyayı bir
salyangozun izlerinde dolaşsam,
Elimde parlak
bir harita
Hiçbir atlasta
henüz yer almamış.
Ardımsıra
yollara hayalimin kırıklarını bıraksam
Yeter mi bu
izler beni kendime getirmeye acaba?”
“Plastik
çiçeklerle ziyaretime geldi hayat
Semt pazarından
alınma hırkasıyla
Her bastığında
gıcırdayan tahtalarıyla”
“Kirli muşamba
perdeli meyhaneler ağlardım
Masaaltı kedileriydi benim için ağlamak”


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder