Hayykitap’tan ilk baskısını Nisan 2019’da yapan bu kitap 168 sayfa.
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde nefs terbiyesinin
unsurları, ilk dönem sufilerdeki nefs anlayışı, açlık ve açlığın
derecelendirmesi, açlığın tasavvuf ve sufilere verilen lakaplarla ilişkisi
anlatılmış. İkinci bölümde açlık ve oruç ilişkisi, nefsin alışkanlıklarının
yıkılması ve açlıkla alışkanlık ilişkisi gibi konulara değinilmiş. Üçüncü ve
son bölümde ise açlık tasavvufi bir kavram olarak ele alınmış; açlığın sabır,
şükür, kanaat, rıza gibi konularla ilişkisine değinilmiş.
Kitabın konusunu çok heyecanlı bulup kitaba heyecanla başlasam
da maalesef dili yüzünden hayal kırıklığına uğradım, ayrıca tekrara çok
gidilmiş. Sözlükle devam etmeye çalışsam da bir noktada artık sözlüğü de
bıraktım; çünkü çok vakit kaybettirdi. Yine de tabii ki bazı bölümlerinde içime
işleyen, beni etkileyen bir kitap oldu.
“Tasavvuf bir nefs eğitimidir. Geçmişte ve günümüzde
tarifleri ne kadar değişirse değişsin en çok üzerinde durulan husus bu
olmuştur: Tasavvuf, bir nefs terbiyesidir.”
“Nefsini tanıyan Rabb’ını tanımış olur.”
“Sufi, hastanın yemesi gibi yer, boğulanın uykusu kadar
uyur.”
“Sufiler hasta insanlar gibi yemek yerler, suya batan
kimseler gibi uyurlar ve mahcub kişiler gibi konuşurlar.”
“Akşam yemeğimden bir lokma noksan yemem benim için geceyi
sonuna kadar tok karınla geçirmemden daha sevimlidir.”
“Alışkanlık iradeyi sınırlandıran bir durumdur çünkü kişi
aklıyla veya iradesiyle değil alışkanlıklarının oluşturduğu güdüyle hareket
eder. Söz konusu yemek gibi dünyevi bir şey olduğunda ise alışkanlık hem toklukta
hem de açlıkta kaçınılması gereken bir durum olmaktadır çünkü iki türlü de kişi
nefsine göre hareket etmiş olur.”
“Alışkanlık ve adetler, insan aklını mağlup eden birer
askerdir.”
“Nefis, devamlı olarak oruçla ülfet edip bağımlılık
kazanınca, ona oruçsuzluk zor gelmeye başlar. Oruçsuzluğa alışınca da oruç zor
gelir. Bu oruç, bir gün tutulup, bir gün tutulmadığından nefsin ne oruçsuzluğa
ne de oruca alışması söz konusudur. Bu yüzden bu oruç için “en zor oruç” tabiri
kullanılmıştır.”
“Her ne kadar buna bir eylem desek de aslında sufiler orucu bir eylemsizlik olarak görmüşlerdir.”


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder