20 Mart 2021 Cumartesi

Virginia Woolf -" Kendine Ait Bir Oda" Kitabı

Aspendos Yayıncılık’tan Aralık 2017’de çıkan bu kitap 144 sayfa.

Yazar kitapta kadınların bireyselliğini sorgularken, aslında bir yandan da tarihten örnekler gösterip kadınlara hiçbir zaman unutmamaları gereken öğütler veriyor. Ataerkil düzende sorulmuş olan kadınların neden bir Shakespeare çıkarmadığı sorusundan yola çıkarak, bir kütüphaneye gidip oradaki kitapları inceleyip erkek edebiyatıyla kıyaslamalı kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra, kadınların kendine ait bir odasının olmasının neden önemli olduğunu anlatıyor.

Altı çizilerek, kafanıza kazıyarak okunması gereken bir kitap; çünkü kadın olmak en başından beri kolay değildi, kadın hareketinin içinde büyük mücadeleler var ve ne yazık ki yaşadığımız yüzyılda bu mücadele tüm can sıkıcılığıyla hala var!

Yazarın kadınlar için en zor koşullarda bile eşitsizliklere ve haksızlıklara karşı mücadele edip sesini duyurmasını istediği bu kitabı her cinsiyetten insanın alıp, muhakkak okumasını tavsiye ederim.

 

Kitaptan Alıntılar:

“Neden erkekler şarap içerken kadınlara su düşüyordu? Neden bir cins sefa sürerken diğeri sefil haldeydi? Yoksulluk kurmacayı nasıl etkiliyordu?”

“Bir yılda kadınlar hakkında kaç kitap yazıldığına dair bir fikriniz var mı? Peki, erkeklerin kaç kitap yazdığına yazdığıyla ilgili bir fikriniz var mı? Evrenin en çok sözü edilen hayvanı olabileceğinizin farkında mısınız?

“Toplumda ne şekilde kullanılırsa kullanılsınlar, aynalar tüm şiddetin ve yiğitliklerin temelindedir. İşte bu nedenle gerek Napolyon gerek Mussolini kadının zayıflığında diretmiştir; çünkü kadınlar daha aşağı olmadıkça kendileri büyüyemezdi. Bu durum erkeklerin kadınlara ne denli ihtiyaç duyduğunu bir nebze olsun açıklamaya yetiyor.”

“Çünkü kadın doğruları konuşmaya başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçüldükçe küçülür, hayat karşısında direnci kırılır.”

“Böylece çok acayip, karma bir varlık çıkıyor ortaya. Hayal dünyasında çok büyük öneme sahip, gerçekte ise hiçbir önemi yok. Şiirin dört bir yanını sarmış, tarihte ise esamesi okunmuyor. Kurmacada krallar ve fatihlerin hayatını yöneten, gerçekteyse ailesinin parmağına zorla yüzüğünü taktırdığı bir oğlanın kölesi. Edebiyatın en ilham verici sözlerinden, en derin düşüncelerinden bazısı onun dudaklarından dökülürken; gerçek hayatta hemen hiç okuyamaz, yalan yanlış yazar, kocasının malıdır.”

“Şu yaşlı beyler insanı fazla düşünmekten nasıl da kurtarırdı! Yaklaşımları karşısında cehaletin sınırları nasıl da geri çekilirdi! Kediler cennete gitmezmiş. Kadınlar Shakespeare’in oyunlarını yazamazmış.”

“…on dokuzuncu yüz yılın sonlarına kadar çok varlıklı, soylu bir aileden gelmedikçe bir kadının sessiz veya ses geçirmez bir odayı bırakın, kendine ait bir odası olması söz konusu değildi.”

“Dünya, kadına erkeğe dediği gibi, “İster yaz ister yazma umrumda değil.” demiyordu. Yüzüne karşı nahoş bir kahkaha atarak “Yazmak mı? Sen yazsan ne çıkar? diyordu.”

“”Bir kadının varlığının temelleri” demişti Bay Greg, “ihtiyaçlarının erkek tarafından karşılanması ve onun da erkeğe hizmet etmesidir.” Entelektüel açıdan kadınlardan bir şey beklenemeyeceğine dair bir yığın eril görüş vardı.”

“”Efendim beste kadın arka bacaklarının üstünde yürüyen köpek gibidir. Yaptığı iş bir şeye benzemez ama yapılmış olması bile insanı şaşırtmaya yeter.” İşte tarih böyle şaşmaz bir tekerrürden ibarettir.”

“Toplumun düzenine boyun eğmeli, “dünyadan elini eteğini çekmeliydi.””

“İsterseniz kütüphanelerinize bin kat kilit vurun ancak zihnimin özgürlüğüne ne bir kilit, bir süngü vurabilir ne de üzerine kapılar kapatabilirsiniz.”

“Kadın olduğumuza göre, geçmişe annelerimizin gözünden bakmamız gerekiyor. Erkeklerin yardımından medet ummanın faydası yoktur, olsa olsa kendi zevkimiz için başvururuz onlara.”

“Zihinsel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiir ise zihinsel özgürlüğe bağlıdır. Kadın yalnız iki yüzyıldır değil, dünya var olduğundan beri hep yoksul olmuştur. Kadınların Atinalı kölelerin oğullarından bile az zihinsel özgürlüğü vardır. O halde şans, şiir yazacak kadının yüzüne de gülmez. Tam da bu nedenle paranın ve kendine ait bir odanın önemini vurgulayıp durdum.”

“…ne kadar kıyıda köşede kalmış, ucu bucağı görünmeyen konu varsa o konuda tereddüde kapılmadan her tür kitabı yazmanızı rica ediyorum.”

“Bay H-John Langdon Davies kadınları, “Çocuklar istenmez olduğunda kadınlar da gereksizdir.” diyerek uyarmış. Umarım bir kenara yazarsınız.”




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

John Shirley - "Yeni Tabular" Kitabı

İlk baskısını 2018’de Ayrıntı Yayınları’ndan yapan bu kitap 112 sayfa. Kitabın yazarı aynı zamanda senarist ve şarkı yazarı. Kitapta yazar...