Pan Yayıncılık’tan 2020 yılında ilk baskısını yapan bu kitap
144 sayfa. Kitabın yazarı senarist, yapımcı ve film yönetmeni; evlendiği kişi
ise aktris. Kitapta anlatılanlar ise gerçek!
Az önce ufak bir Google aramasıyla öğrendim ki, boşanmışlar
ve Fausto geçen sene kendinden 17 yaş küçük bir atletle evlenmiş. Ufak bir
profil gezintisinden sonra bu yeni çiftin sık sık vegan olmayan yiyeceklerle
fotoğraflarına denk geldim ve Fausto da kilo almış gibi görünüyor. Neyse bu
kadar magazin yeter. Gelelim kitabımıza…
Kitabı kahkahalarla okudum ve gülmekten gözümden yaş aktı.
Vegan olmayan ve vegan olan iki insanın bir araya gelmesiyle neler yaşanır, nasıl
bir flört ve evlilik dönemi olur, hamilelik süreci nasıl geçer sorularının
Fausto ve eşine göre cevapları var kitapta.
Kitabın dili anlaşılır, kitap akıyor, elinizden bırakamıyorsunuz.
Fausto vegan olmakta zorluk çekiyor; ancak bir hayvan çiftliğini
ziyaret ettikten sonra ki bu çiftlikte öldürülmekten son anda kurtarılmış ve çoğunun
engelli olduğu domuzlar, inekler ve keçiler var, bir daha et yemek onun için
çok zorlaşıyor. Tabağında et olduğu her seferinde o çiftlikte bağ kurduğu
hayvan dostlarını yiyecekmiş gibi hissedip, yemekten vazgeçiyor ve sonunda çoğu
kişinin yaşadığı durumdan çıkamıyor, vejeteryan oluyor; çünkü onun için artık
et yememek kolay; fakat süt ürünleri yememek çok zor hale geliyor, bu sebeple eşinden
gizli gizli bunları her fırsatta tüketiyor.
Aslında kitabı eşime hediye etmiştim; ama ondan önce ben
okudum, eminim o da keyifle okuyacak. Bizim evde kurallar burdaki kadar katı
değil, hayatımız olabildiğince doğa dostu ve vegan; ama yiyecek konusunda
sadece ben veganım. Fausto’nun eski eşi Claudia’dan bu kitap sayesinde yeni
şeyler öğrendim, oruç konusunda daha da cesaretlendim.
Vegansanız, vejeteryenseniz ya da hiçbirisi de değilseniz
önemli değil; bu kitap herkese göre ve eminim birkaç konuda fikrinizi
değiştirip sizi cesaretlendirebilir. Bunlar olmasa bile okurken eğlenceli
dakikalar yaşayacağınızı garanti edebilirim.
Kitaptan Alıntılar:
“Zihnimde yankılanan tek bir soru vardı: Tanrı en güçlü
virüs öldürücü olarak neden sarımsağı değil de çilek ya da karpuzu seçmemişti?
Sevgili Tanrım, ben bağışla; ama yaratıcı yeteneğine yakışmayacak bir seçim
olmuş bu.”
“Artık “Önlemek, tedavi etmekten iyidir.” söylemi sadece
deyim değil, acıklı bir gerçek. Acıklı çünkü ilginç bir tesadüf sonucunda
kaçınılması ve yapılmaması gereken şeyler genellikle bize keyif veren şeyler.”
“Veganların büyük çoğunluğunun bedenen ve ruhen son derece
sağlıklı kişiler oldukları gerçeğini kabul etmemem mümkün değildi.
Samimiydiler, dayanışmacıydılar, temelde iyi insanlardı. Olasılıkla dünyadaki
hükümetlerin başında veganlar olsaydı, daha iyi bir gezegenimiz olurdu.”
“Vegan olmak veya veganlığa geçmek hele İtalya’da hiç kolay
değil; ama kaçınılmaz bir durum. Dünya bu yönde ilerliyor ve gelecekte bizimki
her şeyin yeniden başladığı bir dönem olarak anımsanacaktır: Veganlığın Doğuşu.
Sağlık dünyasında milyarlarca avro tasarruf edilecektir.”
“İnanıyorum ki haftada bir gününü tam oruca ayırmak, insana
kötü gelmediği gibi karakterinin düzelmesine, ahlaki bir seçim sergilemesine ve
sağlığını korumasına yarar. Bilimin ışığında doğru beslenme ve haftada en
azından bir gün oruç tutmak yeni ve canlandırıcı bir hayat tarzını temsil eder.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder