Rad Bradburry’nin 1952’te yazdığı Fahrenheit 451 kitabını okumadan Tim Hamilton’un çizdiği bu çizgi romanı bir solukta bitirdim dün gece. Epsilon Yayınevi’nden nisan 2019’da çıkmış, 160 sayfa.
Müthiş bir hikaye, unutamayacağım bir distopik kurgu.
Teknolojinin gelişmesiyle beraber toplumun gerileyen sanat
ve düşünce dünyasını ele alırken, sadece hayatta olmak yeterli mi diye
düşünmeye sevk ediyor; çünkü kitaplar yasak, düşünmek ve soru sormak tehlikeli,
her şey yüzeysel değerlendiriliyor, liderlere bile dış görünüşüne göre değer
biçiliyor, itfaiyeciler yangın söndürmek yerine yangın çıkarıyor, totaliter bir
düzenle her şey her an kayıt altına alınıyor ve buna halk kendi iradesiyle razı
olmuş. Sonunda da Harvard mezunu ya da diğer yakalanmaya çalışan üniversite
mezunları kitapların içeriği için müthiş bir yol bulmuşlar. Ben bu durumda olsaydık
hangi kitabı seçerdim diye çok fazla düşünmedim, Turaz Oflazoğlu çevirisiyle “Böyle
Buyurdu Zerdüşt” olurdu kesinlikle, 30’lu yaşlarımda hiç yeniden okumadım, onu
da yeniden okunacaklar listeme almalıyım bir an önce.
Baktığımızda kitapları okumayanlarla yakanlar aynı kefeye
koyulmuş, bunca kitap arasında okumayıp hala TV’nin karşısında gittikçe robotlaşan
insanların düşünmeyi reddettiği konusunun altı çizilmiş ve halk suçlanmış.
Sizce de haklı değil mi? Bizlere asıl zarar veren şeyler düşünmeyi, sorgulamayı,
araştırmayı, okumayı reddetmek değil mi zaten?
En kısa sürede kitabın kendisini okumak için
sabırsızlanıyorum. Kesinlikle çok etkileyici.
Kitaptan Alıntılar:
“Ne korkunç bir sürpriz. Çünkü artık herkesin düşüncesi,
kesinlikle emin olduğu şey şu: Bana asla hiçbir şey olmaz. Başkaları ölür, ben
hayatıma devam ederim.”
“Tek yapmak istediğimiz, eksiksiz halde ve güvende olmaları
gerektiğini düşündüğümüz bilgiyi muhafaza etmek. Çünkü eğer yok edilirsek bilgi
ölür, belki de sonsuza dek.”
“Yollarda, terk edilmiş raylarda binlerce kişi, bu gece,
dışarıdan bakılınca çapulcu, içimiz kütüphane…”
“Günün birinde, bizim taşıdığımız yük birine yardımcı
olabilir. Ama kitaplar elimizin altındayken bile onlardan kaptıklarımızı
kullanmıyorduk.”
“Önümüzdeki hafta, önümüzdeki ay ve önümüzdeki yıl bir sürü
yalnız insanla tanışacağız. Bize ne yaptığımızı sorduklarında “Hatırlıyoruz.”
diyebilirsiniz.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder