Dün başlayıp bugün bitirdiğim bu kitap tıpkı insan olmayan hayvan dostlarımız gibi beni duygudan duyguya sürükledi. Hayvanları hala bir "şey", bir nesne, bir eşya olarak gören veya o şekilde görmek işine gelen, hayvanları sevebileceğimiz ve yiyebileceğimiz hayvanlar olarak ayıran onca insanın arasında kalbinde bunun yanlış olduğunu hisseden ve bilen herkes bu kitabı okumalı. Hayvanların da duyguları ve karakteri var, onların da hafızaları ve gelecek planları var. İnsan olmayan hayvan dostlarımız özgürlükleri ellerinden alınarak kafeslere kapatılıyor, hayvanat bahçelerinde mutsuzluğa hapsediliyor, canlı canlı tüyleri yolunurken tüylerinden yastık ve mont yapılıyor, makyaj vd ürünler için üzerinde deneyler yapılıyor, süt ve süt ürünleri için uğramadıkları zulüm kalmıyor, palm yağı için kesilen palmiyeler evleri olan orangutanlar evsiz kalıp kafeslere tıkılıyor, derileri yüzülüp ayakkabı, çanta, kürk ya da ceket yapılıyor, canlı canlı haşlanıp yiyin diye önünüze konuluyor, siz yiyin diye ailelerinden koparılıyorlar, siz sütlerini için diye yavruları sütsüz ve annesiz kalıyor, binek hayvanlar, ipek böcekleri, yarıştırılanlar, dövüştürülenler, öldürülenler, tecavüz edilenler, taşla kovalananlar... Bunları yazarken bile yüreğim dayanmıyor. Bu kitap tam da bunun üzerine aslında. Hayvanları tek kullanımlık ya da uzun süreli bir eşya gibi gören bütün o insanlara hayvanların da duyguları olduğunu, empati yapabildiklerini, şakalaştıklarını, acı çektiklerini, üzüldüklerini, güldüklerini, merak ettiklerini ve özlediklerini bilimsel araştırmalarla ve örneklerle akıcı ve açık bir dille anlatıyor. Mutlaka herkesin okuması, hatta birden fazla alıp başkalarına hediye etmesi gereken bir kitap. Kitabı yazan profesör, insan olmayan hayvanlar üzerinde deneyler yapanlara ya da bir şekilde onları sömüren ya da katleden insanlara sürekli şu soruyu soruyor: "Bunu köpeğinize yapar mısınız?" Evdeki kedinize, köpeğinize nasıl kıyamıyorsanız tabağınızdaki, bardağınızdaki, çantanızdaki, yastığınızdaki, ceketinizdeki, montunuzdaki, kürkünüzdeki, makyaj malzemelerinizdeki, kremlerinizdeki hayvanlara da kıymayın. Bu dünya hepimizin.
Kitaptan Alıntılar:
"Hayvanları sevdiğini söyleyen ve daha sonra doğrudan ya da dolaylı olarak onları acıya maruz bırakan bilim insanlarına (ve diğerlerine) cevabım, "Beni sevmediğiniz için memnunum." oluyor. Ne yazık ki hayvanlar, insanlarla olan ilişkilerinde, kendi davranışlarının karşılığını bulamıyorlar. İnsanların çıkarları hemen hemen her zaman, hayvanlarınkini gölgede bırakıyor."
"Hayvanlara saygı duymak, onları korumak ve sevmek, bilimi tehlikeye atmadığı gibi, insanlara daha az saygı duymamız, onları korumamamız ve sevmememiz anlamına da gelmez. Köpeğinizi beslemek, çocuklarınızı aç bırakmak anlamına mı geliyor? Hayır, biraz düşünce ve öngörüyle, herkes hak ettiği bakımı alabilir."
"Bir insan duyguları olan başka bir canlıya nasıl böyle davranabilir?"
"Hayvanların da ahlak sahibi olma olasılığı, insanları diğer tüm diğer canlılardan üstün tutanlara rahatsızlık veriyor. Çünkü bu insanlara göre insanlar özel ve benzersiz bir statüye sahiptirler. İnsanların en erdemli canlılar olduğu fikri, genellikle din kaynaklıdır."
"Oyun esnasında hayvanların hedefi ortaktır: Birbirini yenmek değil, eğlenmek..."
"Hayvanlar duygulara sahiptir; "sahip-miş gibi" davranmazlar."
"Çabalarımız, her zaman tüm hayvanlara en iyi refahı sağlamak ve onları hiç kullanmamak üzerine olmalıdır."
"Sessizlik, toplumsal değişimin düşmanıdır.""

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder