22 Mayıs 2021 Cumartesi

Deniz Yetkin - "Yanlış Beden" Kitabı

Cinius Yayınları’ndan ilk baskısını Ekim 2020’de yapan bu kitap 46 sayfa.

İsmini kendisi seçen Deniz’in bir eşcinsel, bir trans birey olarak yaşadıklarını, bütün çabasına rağmen seks işçisi olmak zorunda kalmasını ve o süreçte yaşadıklarını, koskoca hayatını 46 sayfaya olanca samimiyeti ve dürüstlüğüyle anlatışını okuyacaksınız.

Daha çocukken, hiçbir şey bilmiyorken, bir şeylere cevap aramasını ve anlamlandırmaya çalışmasını, ailesinin tavrı farklı olsa yapmak zorunda kalmayacağı seçimlerini, arkadaşlarının yaşattığı hayal kırıklıklarını, toplumun acımasızlığını ve empati yoksunluğunu, yine de hayata cesurca nasıl tutunduğunu okurken bir yandan da insanların neden her şeyi bu kadar zorlaştırdığını ve birbirimizin hayatını neden cehenneme çevirmekten vazgeçmediğimizi sorgulayacaksınız.

Dilerim bu kitabı çok fazla kişi okusun, özellikle LGBTİ+ insanlara karşı önyargısı olan kişiler.

“Ama çocuktum sonuçta, bir eşcinsel olduğumu bilmek bir yana eşcinselin ne demek olduğunu bile bilmiyordum. Ancak sezebiliyor, anlamlandırmaya çalışıyordum.”

“Vücudumun bana söyledikleriyle insanların söyledikleri birbirleriyle çelişiyordu. Kendimle tanışmak istiyordum ama sürekli başkaları giriyordu: Küçümsemeleri, alaycılıkları, dışlayıcılıklarıyla…”

“Bir erkeklik organına sahip olmam, bu bedenle doğmam erkek olduğum veya öyle hissettiğim anlamına gelmiyor maalesef.”

“Ailem elbette çocuklarındaki “tuhaflığın” hep farkındaydı. Bu, sanılanın aksine doğuştan gelen bir şey. Ben yanlış bedende doğmuş bir kadındım, ne fazla ne eksik…”

“Toplum bizim hastalıklı ve anormal bir azınlık olduğumuza inanıyor, daha doğrusu inanmak ve bizi de inandırmak istiyor. Oysa tam aksi: Biz de varız, çok kalabalığız ve en önemlisi de normaliz. Hasta değiliz.”

“Bunun zaten normal olduğunu, kendi normalleri dışında da normaller olduğunu bilmiyor, anlamıyorlardı.”

“İnsanlar neden kendileri gibi olmayanların da varlığını kabul etmez, neden onların istediği gibi yaşamasına kendince onay vermez? Bu tahakkümü, bu cüreti nereden bulurlar? Tüm bunlar ne için?”

“İnsan sürekli tekrarlayan kötü şeylere ne kadar alıştığını düşünse de her defasında farklı bir yerinden kırılabiliyordu.”

“Çünkü bu topluma, bu dünyaya bizim gibi 1-0 yenik gelenler için sorunlar asla bitmez. Bizim için sorunları aşmak diye bir şey yoktur, sadece ona alışmak, onu idare etmeyi öğrenmek vardır.”

“Bir gün ani bir kararla hayatını, kariyerini değiştirip bambaşka bir yola girme şansımız yok bizim. Çünkü gittiğimiz her yerde önce ayıplayan bakışlara maruz kalırız, sonra da kapılar yüzümüze kapanır. Bir bankada,, bir devler dairesinde, bir kurumsal şirkette kadın kıyafetleri giyerek çalışan bir erkek, doğru ifadeyle trans birey gördünüz mü hiç?”

“…Bu yüzden karakteri, kimliği, tavrı, cinsiyeti ve yönelimi ne olursa olsun çocuğa onun bunun değil kendi ailesinin arka çıkması, bütün dünyanın karşısında duracağı bir kimliği varsa bile onu cesaretlendirmesi, sarıp sarmalaması lazımdı. Huzuru evde bulamayan onu dışarıda arar ve bulma ihtimali çok ama çok düşüktür.”

“İnsanların hiçbir çağda başkalarının hayatları üzerinde ahkam kesmende, yargıda bulunmadan yaşamayı başaramamaları size de çok tuhaf gelmiyor mu?”

“Varlıklıysan, şanslı doğmuşsan veya şansın sana sonradan gülmesini sağlamışsan, bir statü sahibiysen cinsel yönelimini dışa vurmanda, yaşamanda bir sakınca olmuyor.”

“İnsanoğlu bugünün dünyasında onu sarsması, şaşırtması, öfkelendirmesi gereken her şeyi normalleştirdi. Şiddet, öfke, sevgisizlik, haksızlık, adaletsizlik… Yetmez gibi en normal, zararsız şeyleri korkulması, kaçınılması, yok edilmesi gereken şeyler haline getirdi. İnsanın tabiatı çok ilginç, gerçeği gizleme konusunda müthiş bir çaba sarf etmekten hiç erinmiyor.”

“Ailem, doğduğumda bir isim vermiş bana, bir erkek ismi… İsim koymak ilginçtir çünkü hayatının asla tamamen senin ellerinde olmayacağını anlatır sanki…Önce ailendir kaderin, sonra adın, yaşadığın yer, sonra dünya ve içine düştüğün çağ.”

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

John Shirley - "Yeni Tabular" Kitabı

İlk baskısını 2018’de Ayrıntı Yayınları’ndan yapan bu kitap 112 sayfa. Kitabın yazarı aynı zamanda senarist ve şarkı yazarı. Kitapta yazar...