Alakarga Yayıncılık’tan ilk baskısını Ocak 2021’de yapan bu kitap 144 sayfa. İçinde 80 tane hayvana ayrı ayrı yer verilmiş.
Uzun süredir bir kitabı okurken bu kadar eğlenmemiştim. Bir
yandan üzülüp sinirleniyorsunuz; çünkü içeriğindeki bazı hayvanların türü yok
olma tehlikesiyle karşı karşıya, insanların bu konuda ne kadar duyarsız
olduğuna değinilmiş, doğa ve hayvanlara yönelik tahribatımız anlatılmış.
Bu kitabı okurken sanki muzip ve çevreci bir belgeseli izliyormuş
gibi hissediyorsunuz. Ayrıca kitabı okuyana kadar osuruğun bu kadar işlevi
olduğunu bilmiyordum: İletişim kurmak, yolda birbirini bulmak, öldürmek, felç
etmek, lider olmak...
“2015 yılında Kuala Lumpur’a götürülen iki bin keçiyi
taşıyan bir uçakta, keçilerin durmak bilmez osurukları yangın alarmını devreye
sokmuş ve zorunlu inişe geçilmiştir.”
“Şu an tek boynuzlu at diye bir canlı olmayabilir, ancak bir
noktada var olduysa kesinlikle osuruyordu. Bilim insanları hala osuruklarının
gökkuşağı ve simlerden oluşup oluşmadığını tartışıyorlar.”
“Maalesef geçmiş yıllara göre daha az gergedan osuruklu bir
gezegende yaşıyoruz; çünkü boynuzları için beş tür gergedanın beşi de
öldürülüyor.”
“Ne kadar kötü kokulu osurukları olsa da zürafaların kendi
burun delikleri popolarından o kadar uzaktadır ki büyük ihtimalle kokusunu
almıyorlardır! Evrim ne mükemmel şey.”
“Köpeklerle yakın ilişkilerimiz adına bilim insanları ya
osuruk sıklığını ya da etkisini azaltmak için çalışmalar yapmışlardır. Hatta osurukları
içinde tutan bir giysi bile geliştirilmiştir. Bu ürünün yapımında her osuruğu
koklayarak ne kadar kötü koktuğuna karar veren kişiler çalışmıştır; yaptığınız
işten memnun değilseniz buyrun size bir fırsat.”
“Kedilerin osurup osurmadığı hakkında tartışmaya gerek yok.
Kediler osurur. Hatta protein ve sülfür açısından zengin olan besinleri
yüzünden çok kötü kokulu osurukları olur. Yarı-evcil oldukları için de sizin
rahatsız olmanız pek umurlarında olmaz, evin her tarafını kokuturlar.”
“Çoğunlukla birkaç dakikalık küçük çaplı salımlar görülse de
bir saatin üzerine çıktıkları da olur. Büyük ihtimalle hayvanlar aleminin en
uzun osuranı tesbih böcekleridir.”
“Diğer primatlarda olmayan bir özelliğimiz osuruklarımıza
duygu yüklememizdir; utanç, iğrençlik, aynı zamanda zevk, başkalarının
talihsizliklerinden alınan zevk ve bazense mutluluk. İnsanlık oldum olası
osuruklarını etkileyici bulmuştur.”
“Osuruklar Dante’nin ünlü İlahi Komedya’sındaki Cehennem
bölümünde de yer alır. İblislerin marşları “kıç trampeti”nden oluşur. Tahmin
edeceğiniz üzere osurduklarının bilinmemesini isteyen başkalarını suçlamayı
seçer. Örneğin köpekler tercih edilen günah keçilerindendir. Her şeye rağmen
insanlar osurur. Her gün on-yirmi osuruk civarında bir performans sergilerler,
bu sayı daha lifli beslenildiğinde elliye varabilir.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder