8 Nisan 2021 Perşembe

Büşra Cebeci- Nevşin Mengü- “Herkes İstediği Gibi Yaşasın” Kitabı

İletişim Yayınları’ndan 2021’de ilk baskısını yapan bu kitap 163 sayfa. Önsözünü Nilgün Toker yazmış. Türkiye ve İran olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Türkiye kısmında sunuş kısmı dahil 9 başlık var, İran kısmında ise 7 başlık var. Her başlıkta kadınların baş örtüsü sebebiyle yaşadıkları çoğu zaman kendi ağızlarından aktarılmış.

Kadınların yaşadığı zulüm ve kendileri olmak adına yapmak zorunda kaldıkları mücadelelerini okurken insan ister istemez öfkeleniyor. Her seferinde okuduklarım sanki bana yapılmış gibi hissettim, çaresizlik ve ardından gelen o zincirleri kırma duygusu olan o iki güçlü duyguyu tüm benliğimle hissettim, Ortadoğu’da kadın olmanın zorluğunu bir kere anladım.

Aldığımız bütün kararları gerçekten kendi rızamızla mı alıyoruz, yoksa farkında olmadan o fikirler çoktan aile ve yaşadığımız çevre tarafından bize empoze edilerek kendi kararımızmış gibi hissetmemiz mi sağlanıyor? Hiçbir kadın, diğer kadınlar için kendi rızasıyla boyun eğmemeli, hepimiz birbirimize karşı sorumluyuz. Bu kitabı okuyunca bunları daha iyi anlıyorsunuz.

“Değişme hakkı, hiçbir şey için feda edilemeyecek şekilde kendi olma talebinin ifadesidir.”

“Birimizin özgürlüğünün sadece diğerlerinin özgürlüğüyle mümkün olduğunu bildiğimizde, değişmenin/değiştirmenin, dönüşmenin/dönüştürmenin öznesi oluruz.”

“Esasında bu neslin tek suçu belki de birey olmaya çalışmak. Başörtüsünün altında bir insan, bir kadın, bir yaşam olduğunu savunmak ve göstermek.”

“Evet, bugün başörtüsü gayet özgür fakat başörtülü kadının özgür olması hala pek hoş karşılanmıyor. Hatta İslamcı ve seküler mahallenin ortaklaştığı tek konu bu diyebiliriz: Başörtülü kadının var oluşu, özgürlüğü iki mahallede de tuhaf karşılanıyor. Alkollü bir mekâna gitme “haddini” kendinde gören başörtülü kadının fotoğrafı, onunla aynı yerde oturan bir “seküler” tarafından çekilip yayılabiliyor. Bunun örneklerine sosyal medyada çok kez şahit olduk. İslamcı mahalle ise zaten “Biz bu mücadeleyi bunun için mi verdik?” sopasıyla kadınların açığını arar vaziyette başlarında beklemekte.”

“Bir kadın sadece canı öyle istediği için başörtüsünü çıkarabilir elbette. Zamanında başörtülerini çıkarmaya zorlanan kadınlar bile bugün tesettüre zorlanan bu kadınlara destek olma yerine onları aşağılıyor ve suçluyorlarsa, eskiden talep ettikleri şeyi “inanç özgürlüğü” olarak nitelendiremezler. “Biz zamanında sizin için mi savaştık? Okulumuzdan edildik…” vb. cümlelerinin muhatapları da yine başörtüsünü çıkarmak isteyen kadınlar değildir. Bu kazanımlara, bu mücadeleye gölge düşürenleri bulmak isteyen dönüp kendi mahallesindeki çöp kutularını karıştırabilir…”

“Komplo teorisi tutkunu bir toplum olarak bu cümleyi sık sık hatırlamakta fayda var aslında: Bazen görünen neyse olan da odur!”

“Devlet herkesin kafasının içine girip kendi ideolojisini işleyemiyor. Hangi baskıcı rejim bunu başarabiliyor ki?”

“Başörtüsü takan kadınların bir kısmı kalabalıklar içinde kaybolmak, görünmez olmak, sadece özel alanda eşlerine yakın akrabalarına görünür olmak için başörtüsü takmayı seçmiyorlar; başörtüsü ile görünmek istiyorlar.”




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

John Shirley - "Yeni Tabular" Kitabı

İlk baskısını 2018’de Ayrıntı Yayınları’ndan yapan bu kitap 112 sayfa. Kitabın yazarı aynı zamanda senarist ve şarkı yazarı. Kitapta yazar...